polis-komser-baş-emniyet-amiri-emniyet-muduru-terfi-rutbe-dava-avukat

Emniyet Teşkilatında rütbe terfi işlemleri, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarınca yapılmaktadır. Raportörlük görevi ise yine Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan Personel Dairesi Başkanlığı tarafından yerine getirilmektedir. Bu çerçevede yazı konumuz Emniyet Teşkilatındaki Polis Amirleri rütbe terfi işlemleri ve yetkili kurullar tarafından verilen “Terfi Etmez” kararlarına karşı açılacak “Rütbe Terfi İptal Davaları” ile ilgilidir.

RÜTBE TERFİ MEVZUATI

Emniyet Teşkilatında rütbe terfi, kıdem sıralaması ve kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk etme işlemleri 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun “Terfi ve Atama” başlıklı 55 inci maddesi ile buna bağlı olarak çıkarılan “Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri Ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul Ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre gerçekleştirilmektedir.

Kanunun 55 inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise bu maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakate göre yapılır.” Hükmü,

Yönetmeliğin “Kurul Gündemine Alınma Şartları” başlıklı 12 nci maddesinde ise;

“(1) Polis amirlerinin üst rütbeye terfinin Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülebilmesi için;
a) Bulunulan rütbe için öngörülen bekleme süresinin tamamlanmış olması,
b) Bulunulan rütbede, kurul gündemine alındığı tarih itibarıyla son performans puanı da dahil olmak üzere, zorunlu en az bekleme süresi kadar iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı alınmış olması,
c) Bu Yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavda başarılı sayılması,
ç) Polis Akademisi Başkanlığınca düzenlenecek yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimde başarılı olunması,
d) Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğünden Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlüğü rütbesine terfi etmek için zorunlu ikinci bölge hizmetinin en az bir kez yapılmış veya halen bu bölge hizmetinin ifa ediliyor olması, şarttır.” Hükmü yer almaktadır. Bu hükme göre terfi edebilmek için;

  • Bulunulan rütbede bekleme süresini tamamlamak,
  • Terfi kurullarından önce yapılacak eğitim ve sınavda başarılı olmak,
  • Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulları tarafından liyakaten uygun görülerek hakkında “Terfi Eder” kararı verilmiş olmak gerekmektedir.

RÜTBE TERFİ İPTAL DAVALARI

Yukarıda hem kanun hem de yönetmelik hükümlerinde yer alan şartlar objektif kriterler olsa da terfi davalarına konu olan asıl unsur “liyakat” kriterleri olmaktadır. Çünkü terfiler kıdem ve liyakate göre yapılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin H bendinde “Liyakat”: “Personelin bir üst rütbedeki görevlerin gereklerini yerine getirebilme niteliğini” şeklinde tanımlanmıştır. Bununla birlikte Yönetmeliğin 19. ve 20. Maddesi ile Yüksek ve Merkez Değerlendirme Kurullarına liyakat koşullarını belirleme yetkisi verilmiştir.

İdareye terfi değerlendirmelerinde takdir hakkı sunan/veren bu maddeler her zaman objektif uygulamalarla karşımıza çıkmamaktadır. Kanun ve Yönetmelikte belirlenen takdir yetkisinin keyfi olarak kullanıldığı durumlarda aynı şartlarda bulunan personelden biri terfi edebilir iken, bir diğeri hakkında “terfi etmez” kararı verilebilmektedir. Bu noktada idari işlemin yetki, şekil, konu, sebep ve maksat unsurları bakımından hukuka uygun, keyfilik içermeyen ve objektif koşullarla uygulanması hukuk devleti ilkesinin de bir gereğidir. Hem çalışma barışının sürdürülebilirliği hem de nitelikli liyakat sahibi personelin terfi ederek kariyer sahibi olacağına yönelik motivasyonun devamı için bu konuda idareye de yükümlülük düşmektedir. Nitekim Danıştay tarafından verilen emsal kararlarda idareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız ve keyfi biçimde kullanılamayacağı objektif kriterler belirleyerek bu yetkinin kullanılması gerektiği, çünkü bu yetkinin de sınırlarının bulunduğu ve takdir yetkisini yine kamu yararı ve hizmetin gerekleri çerçevesinde kullanması gerektiği açıktır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Yargı Yolu” başlıklı 125 inci maddesinde İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Amir hükmü çerçevesinde, rütbe terfi işlemleri de iptal davasının konusunu oluşturmaktadır. Her ne kadar son kanuni düzenlemeler ile İdari Yargılama Usulü Kanununda rütbe terfi davaları İstinaf (Bölge İdare Mahkemeleri) aşamasında kesinleşmekte ise de, Danıştay tarafından bu konuda verilmiş çok sayıda içtihat bulunmaktadır.

Kurullar tarafından verilen “Terfi Etmez” kararının tebliğinden itibaren 60 günlük süre içinde İdare Mahkemelerine dava için başvuru yapılması gerekmektedir.  Ankara’da bulunan ASG Hukuk&Danışmanlık Bürosu olarak müvekkillerimize hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sağlamaktan onur duyarız.

Emniyet Teşkilatı Rütbe Terfi İptal Davaları için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Bilgi Edinin

ankara barosu

CategoryAdvice
Call Now Button
Bize sorun
Merhaba! Nasıl yardımcı olabiliriz...