Bu yazımızda idari davası uzun sürdüğü için makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilen müvekkilimiz adına kazanılan 24.000 TL tazminat kararına yer vereceğiz.

İdare Mahkemesinde 2009 yılında açılan dava bir türlü sonuçlanmadığından, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne yaptığımız bireysel başvuru neticesinde oybirliğiyle verilen tazminat kararını aşağıda sizinle paylaşmak istiyoruz.

 

 

 

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

 
 

İKİNCİ BÖLÜM

 

KARAR

 

… BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2020/…)

 

Karar Tarihi: …

 
 
 
 

 

 

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

 

Başkan : Kadir ÖZKAYA
Üyeler : Engin YILDIRIM
    Rıdvan GÜLEÇ
    Recai AKYEL
    Yıldız SEFERİNOĞLU
Raportör : Tuğba YILDIZ
Başvurucular : 1.
    2.
Başvurucular Vekili : Av. Ahmet Serdar GÜNEŞ

 

  1. BAŞVURUNUN KONUSU
  2. Başvuru, idari davanın makul sürede sonuçlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
  3. BAŞVURU SÜRECİ
  4. Başvuru 21/2/2020 tarihinde yapılmıştır.
  5. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.
  6. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.
  7. Bölüm Başkanı tarafından, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.
  8. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 71. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:
  2. Başvurucuların 5/11/2009 tarihinde açtığı dava sonuçlanmamıştır.
  3. Başvurucular 21/2/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.
  4. İNCELEME VE GEREKÇE
  5. Mahkemenin 15/5/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:
  6. Adli Yardım Talebi Yönünden
  7. Başvurucular, bireysel başvuru harç ve masraflarını karşılayacak gelirleri olmadığını beyan ederek adli yardım talebinde bulunmuştur.
  8. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Şerif Ay (B. No: 2012/1181, 17/9/2013) kararında belirtilen ilkeler dikkate alınarak geçimini önemli ölçüde güçleştirmeksizin yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşılan başvurucuların açıkça dayanaktan yoksun olmayan adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
  9. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia
  10. Başvurucunun İddiaları
  11. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki makul sürede yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
  12. Değerlendirme
  13. Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir:

Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.”

  1. Kabul Edilebilirlik Yönünden
  2. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.
  3. Esas Yönünden
  4. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılamanın süresi tespit edilirken sürenin başlangıç tarihi olarak davanın ikame edildiği tarih; sürenin sona erdiği tarih olarak -çoğu zaman icra aşamasını da kapsayacak şekilde- yargılamanın sona erdiği, yargılaması devam eden davalar yönünden ise Anayasa Mahkemesinin makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin şikâyetle ilgili kararını verdiği tarih esas alınır (Selahattin Akyıl, B. No: 2012/1198, 7/11/2013, §§ 45, 47).
  5. Medeni hak ve yükümlülüklerle ilgili uyuşmazlıklara ilişkin idari yargılama süresinin makul olup olmadığı değerlendirilirken yargılamanın karmaşıklığı ve kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun yargılamanın süratle sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususlar dikkate alınır (Selahattin Akyıl, § 41).
  6. Anılan ilkeler ve Anayasa Mahkemesinin benzer başvurularda verdiği kararlar dikkate alındığında yaklaşık 10 yıl 6 ay süren yargılama süresinin makul olmadığı sonucuna varılmıştır.
  7. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.
  8. 6216 Sayılı Kanun’un 50. Maddesi Yönünden
  9. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

 “(1) Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…

 (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme kararından kaynaklanmışsa, ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldırmak için yeniden yargılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmayan hâllerde başvurucu lehine tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava açılması yolu gösterilebilir. Yeniden yargılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal kararında açıkladığı ihlali ve sonuçlarını ortadan kaldıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir.”

  1. Başvurucular, ihlalin tespitiyle toplamda 100.000 TL tazminata karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
  2. Somut olayda makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.
  3. İhlal tespitiyle giderilemeyecek olan manevi zararı karşılığında başvuruculara net 24.000 TL manevi tazminatın müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
  4. Başvuruculara 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin müştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir.
  5. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

  1. Başvurucuların adli yardım talebinin KABULÜNE,
  2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,
  3. Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan makul sürede yargılanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,
  4. Başvuruculara 24.000 TL tazminatın MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE, tazminata ilişkin diğer taleplerin REDDİNE,
  5. 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan yargılama giderinin başvuruculara MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,
  6. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucunun Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,
  7. Kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul 2. İdare Mahkemesine (E:2009/…; K:2010/…) ve Danıştay Onbeşinci Dairesine (E:2018/…; K:2019/…) GÖNDERİLMESİNE,
  8. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE … tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
CategoryAdvice
Yorum Yazın:

*

Your email address will not be published.

Call Now Button
Bize sorun
Merhaba! Nasıl yardımcı olabiliriz...